Bilim nedir ya da ne değildir?

“Bilim; sevgi, saygı, hoşgörü ve evrensel bir dildir” deniyor. Bilim böylesine abidevi bir tümel varlık mı ki bilime övgüler vermekle yetinilmiyor? Kendine bağlılıklar gösterilen bilim acaba bir sihirli değnek midir?

Bilimin övülmesinin en önemli sebebi bir kaynak olarak üstel artışa sahip olmasıdır. Tabii ki Carl Sagan’ın, Michio Kaku’nun, Brian Greene’nin insanları bilime teşvik eden söylemlerini ve teşvikleri değil bahsedeceğim. Bu yazı bilimin konusu değil, felsefenin ve toplumun konusudur. Dolayısıyla değişken, göreceli ve sosyal bağlamda değerlendirilebilecek ifadeler içermektedir.

Yazı Özeti

  1. “İnsan varlığı üstel olarak artan besin kaynağına bağlıdır”
  2. “Diğer kaynaklar da üstel olarak artmalıdır”
  3. “Bilim üstel bilgi artışı sağlayan/sağlamış bir uğraşıdır”
  4. “Bilim üstel artış sağladığı için övülmektedir”
  5. “Bilimi övmek aslında faydalarını saymak olduğundan, tümel bir bilime yönelik övgü değildir”
  6. “Bilim ürün değil süreçtir”

İnsan tarihindeki ilerlemenin giderek artan(üstel) besleyici kaynaklara ihtiyacı vardır. Çünkü insan nüfusu sürekli -ve çok uzun bir süre öncesinden bu yana- artmaktadır. Bir birim insan nüfusu artışı onlarca belki de yüzlerce birim üretici canlı büyokütlesinin artmasıyla mümkündür. Üretici biyokütlenin barındırdığı enerjinin az bir kısmı bir sonraki canlıya geçer.

Ekosistemde Enerji Aktarımı
Ekosistemde Enerji Aktarımı

Aktarılan enerji giderek azaldığı için besin ilişkisi açısından yılan popülasyonun 1000 katı kadar ana üretici canlı olması lazım. Yılan popülasyonunun artışı için üretici canlıda üstel artış gerekiyor.

Besin meselesi bizim bir meselemiz, sorunsalımız. Çünkü besinlerimiz bizim kaynağımız, varolmamızın gereklerinden biridir ve yediğimiz yemeği bir kaynak olarak görmek mümkün olduğu gibi diğer kaynakları da yemekle eş ve öncelikli tutmamız lazım. Beslenme sorunları gibi insan ilerlemesinin kaynaklarının azalması da düşündürüyor insanları.

Kaynak Bulma Aracı Olarak Bilim

Bilim; bilgi, teknik ve becerilerimizi arttırmış bir insan faaliyetidir. Bilim temelinde ise soru sormaya bağlıdır. Örneğin, topraktan daha fazla verim alabilir miyiz, şeklinde bir soru avcı-toplayıcı insanlar için çok zor bir sorudur ki bu soruyu anlamak ve zihinde canlandırabilmek için ilglili terimler, unsurlar ve bilgiler bildiğimiz ve zihnimizde bulunabilir(available) olmalıdır. Öncelikle toprağın sadece kendiliğinden değil, işlenebilir yapı olduğunu bilmek ve keşfetmek gerekiyor. Bu yüzden toprağa yaklaşmalı, ona dokunmalı ve bir şeyi farklı düşünmeliyiz. Ya da acabalarımız olmalı.

İnsana göre toprak aşkın bir obje olursa ona yaklaşmayı ve onu kullanmayı bile düşünemeyecektir. Toplumda veya bireyde yerleşmiş bir inanç, toprağı aşkın kılıyorsa, toprak işlemeyi düşünmek toprağın aşkınlığını kırmak onun aşkın olmadığını ilan etmektir.
Artık aşkın olmadığı düşünülen toprağı işlemekle yenebilecek besin miktarındaki artış övülmüş ve yapay seçilimle güçlendirilmiştir.

Not: Bilimin veya bilim felsefesini var eden şey bilimin bilgi felsefesine(epistemoloji) dayanmasıdır. Mesela doğrulamacı metoddan yanlışlamacı metoda geçiş bilgi felsefesindeki değişimden kaynaklanmaktadır.

Bilim övgüsünün somut sebebi endüstrileri var eden ve teşvik eden bir oluş olarak bilime ve bilimsel araştırmaya destek istemektir. İlacın, güzelliğin, bilginin ve bilgiye erişimin endüstri haline geldiği bir dünyada yaşarken bunların nasıl mümkün olduğuna yönelik cevap bilimdir. Örneğin güzelliğin, insanın kendi yaşında görünüp doğal olmasıyla ilgili bir söyleme sahip bir kültürde derinin gergin olması üzerine araştırma yapılması beklenemez. Bunun gibi bilimsel araştırmaların neyle ilgileneceğini kültürlerimiz, topluluklarımız ve iş dünyamız söylemektedir. O halde derinizin “x nötricinalı formülle” daha genç gözükeceğini söyleyen firmanın dermatoloji alanında insanları bilime çağırması, “bilim ne güzel şey” demesi beklenir.

“Kârımızı büyüten bilim ne güzel şey” diyorlar. “Bilim bize hizmet ederse (öveceğimiz) bilimdir” diyorlar.

Evrim Ağacı‘nda yayınlanan bir karikatürde bu durum daha güzel görülmektedir. Bilim övgülerimiz bilime mi yoksa bilimin o çekici kıçına mı yani kârı arttıran, güzel sonuçlar veren yanına mıdır?

Bilimin nesini seviyoruz?

Bilimin ne olmadığına yönelik şeyler söylememiz mümkün. Peki bilim nedir?
Bilimin sonuçları bakımından indirgemeciliği ve ilerlemeci görüşü doğurduğu söylenebilir. “Bilim ilerleyecektir”, “Sürekli yeni bir şeyler çıkacaktır” demek gibi ya da “o telefonun kesin daha iyisi çıkacak” diyerek daha gelişmiş teknolojiyi bekliyoruz. Bilimin soru sorma şekillerimizi değiştirdiğiyle ilgili pek az şeyden bahsediyoruz. Gelişen teknolojiyi beklemek, gelecek bir ilüzyonu beklemek gibi bir hale geldi ve bu da bilimi simya gibi bir şey yapıyor. Halbuki bilim kimyadır. Bilime yönelik bilimsel olarak ilerlemeden, gelişmeden veya şaşırtıcılıktan bahsedemeyiz.
İlerlemiş olmak, gelişmiş olmak, şaşırtıcı olmak gibi bir şeyin sonucunu kıyaslayarak söylenebilecek şeyler bilimsel olamaz ve bilimle ilgili de olamaz. Bilim ürünsel değil süreçseldir ve bilim ısrarla ölçülmek isteniyorsa kullandığı epistemelerdeki değişiklikle, sordurduğu sorularla aşkınlığını indirgediği tüm bulunabilirliklerle ölçülebilir.

Not: Kuramsal artışın bir ölçü olmamasının sebebi, kuramsal artış veya (daha doğru bir ifadeyle) kuramsal miktarın epistemeyle ilgili olmasıdır.

Bir şey daha;

Karanlık Çağ

“Bilim x tarihinde y sebebiyle z için durmuştur, gelişmemiştir” demek ilerlemeci görüşün bir yanılgısıdır. Yukarıdaki grafikte noktalı çizgiyle belirtilen artış, “bilim engellenmeseydi oluşacak ilerlemeyi”(!) göstermemektedir. Çünkü o ilerlemeyi sağlayan şey eski bilgi ve metodolojiyle mümkün değildir. Epistemolojik metodun değişmesi gerekmekteydi. Bilimin durduğu söylenen karanlık veya aydınlık tüm dönemler epistemolojik değişiklikleri doğurması bakımından ilerlemeyi mevcut kılan şeydir. Epistemolojinin tarihsel gelişimini bilmeden karanlık çağ yaftalamasıyla bilimsel ilerlemeyi ilerlemesi zorunlu bir obje haline getirmekle Rönesans dönemindeki yanılgıya yani bilimi sonuçsal görmek hatasına düşeriz.

Bilim, sonuçsal değil, sorulama farklılığı sağlayan süreçsel ve tümel bir çatıdır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s